Ein Kommentar

  1. vanyadayi
    vanyadayi ·

    pazarın hemen girişindeki çatlak çeşmenin yanında satış yapıyordu. kalın bir bez üzerinde çeşitli kurumuş meyveler. en çok da kavun ile salatalık arası yarı ekşi yarı tatlı garip bir meyve satıyordu. önce dikkat etmemişler, sonra bir şekilde daha çok o meyveyi almaya başlamışlardı. o da artık sadece alanların taktıkları adla okinav satıyordu. her ay kurulan pazarda gittikçe okinavın tadı ünlendi. satıcının kim olduğunu bilmiyorlardı. zaten asıl amaçları bir an önce bu sevdikleri meyveyi yemekti. bol bol. pazar sabahı artık erken gelmeye başlamıştı müşteriler, onu bekliyorlar, daha sepetinden çıkarıp yere bez yayıp üstüne boşaltmasına izin bile vermeden hemen alıyorlardı. kapışıyorlardı. tadının, kokusunun verdiği gizli keyifle. bir başkaydı cânım okinav. civar köylerden alanlar oldu. bazıları bütün çuvalı alıyordu. panik ve karışıklık başladı. bir şeyler yetmiyordu. sonra gemiciler, savaşçılar… artık bu çılgınlığa dönüşen istek onu takip edip, okinavı nereden edindiğini bulmaya yöneldi. sıradan satışının imkanı kalmamıştı. diğer pazarcılar da işe karıştılar. sonra birden nasıl olduysa rahatsız etmeye dönüştü istek. beğeni ve sevgi birden hiç umulmadık bir pazar sabahı lince dönüşüverdi istemeksizin. kalabalık tarafından ezildi, uzun boylu dalgın bakışlı yabancı sessiz genç. daha geçen aya kadar pazarın girişinde sessizce, kurumuş meyveler satan, çatlak çeşmenin yanındaki sıradan bir köylüydü halbuki.
    kalabalık, başka kimsenin okinav satmadığını, nerede yetiştiğini bilmediklerini, bir daha da hiç rastlayamayacaklarını ileriki günlerde anladılar.

More photos by vanyadayi